Avrupa Basketbol Şampiyonası hazırlık turnuvalarının en büyüğü sayılabilecek Ex-Yu Tournament'da grup maçlarının sonuna gelindi. Dünkü karşılaşmalar sonucunda 3.lük maçı ve final maçının kimler arasında oynanacağı belli oldu. Bosna'yı 82-61 yenen Sırbistan ilk finalist olurken, Hırvatistan'ı 65-60 yenen Slovenya'da Sırbistan'ın rakibi oldu.
Sırbistan: 82 Bosna Hersek:61
Tartışmasız turnuvanın en keyifsiz maçıydı. Makedonya'nın Sırbistan karşısında bir gün öncesinde gösterdiği performans sonrasında Bosna'dan böyle bir şey bekliyordum doğrusu. Ancak Sırbistan'ın ezici üstünlükle bitirdiği ilk çeyrek sonrasında her şey bitti. Diğer 3 çeyreğin artık formalite olduğu maçı ana hatlarıyla hatırlayacak olursak;
NOT: Anadolu Efes'in yeni transferi Dusko Savanovic benchten oyuna dahil oldu.
1.periyotta üstte de bahsettiğim gibi Sırbistan'ın rahat oyunu vardı. Krstic ve Macvan'ın Bosna pota altında cirit attığı bu periyotu Sırbistan 25-10 önde tamamladı.
Daha ilk çeyrekten aradığı farkı bulan Sırplar maçın geri kalanında frene bastı. Bosna'da ise şaşırtıcı bir gelişme ile Teletovic zorlama şutlarını bize izletmedi. Bu çeyreğin sonlarında Varda ve Teletovic'in şans üçlükleri olmasa skor daha vahim olabilirdi.
NOT 2: Maçın son dakikalarında Teletovic'in kişisel istatistiklerini geliştirmesinden başka önemli bir olay olmadı.
Maç hakkında yazılacak gerçekten bir şey yok. 2.devrede Eurosport 2 spikeri Dağhan Irak'ın eski Yugoslavya ülkeleri hakkında verdiği genel kültür bilgileri de olmasa gerçekten çekilmezdi.
Slovenya:65 Hırvatistan:60
Kendi gruplarında Karadağ'ı devirerek final için sahaya çıkan iki güçlü takım: Slovenya ve Hırvatistan. Sırbistan-Bosna ne kadar canımızı sıktıysa da bu maç üstümüzdeki pası aldı ve keyif verdi.
Slovenya: Maç boyunca Smodis-Lorbek üzerinden sayı bulmaya çalışan Slovenlerde maçı kaybetmelerindeki en büyük etken güçlü olarak sayabileceğimiz kısa rotasyonlarından yeterli desteği alamadılar. Savunmada Hırvat uzunlarına çözüm bulamadıklarının en büyük kanıtı 2.çeyrekte yedikleri -sadece faul atışlarından gelen- 8-0'lık seri. Turnuva genelinde bu fizik dezavantajlarını hücumlarıyla dengelemeyi başarabilecekler mi bilemiyorum.
NOT: Slovenya'nın maça -Caner Eler'in deyimiyle- deneysel bir beşle çıktığını belirtmek de fayda var.Božidar Maljkovići Dragic ve Lakovic yerine Goran Jagodnik, Luka Rupnik gibi oyunculara maça başladı.
Hırvatistan: Bugün finalde Sırbistan ile oynayacak Hırvatistan da pota altı gerçekten çok güçlü. Ante Tomic-Damir Markota-Luksa Andric-Stanko Barac ile maçı kazandılar üstüne üstlük Tomic çok kötü oynadı, Andric de süre alamadı. Kısa rotasyonunda Ukic de olsa net madalya adayı olurlardı
İlk olarak kısalardan başlayalım. Draper klasik Amerikalı guard terimine uyarak, Hırvatistan'ın temposunu arttıyor, takıma enerji veriyor. Daha ilk çeyrekte yaptığı 3 top çalma da es geçilmemesi gereken bir istatistik. Boganovic, Karadağ maçına oranla biraz daha kötü oynadı, Tomas daha formunu bulamadı ama dünkü maçta çok ekstra bir isim vardı: Simon Krunoslav. Tomas'ın Eurobasket'te rotasyonun ana parçası olacağını düşünürsek süreleri biraz azalacak Simon'un ancak Vranjkovic, muhtemelen Bogdanovic-Tomas ikilisini yedekleyecek iyi bir oyuncu olduğuna seviniyordur.
Bu arada üstte uzun rotasyonunda Luksa Andric dedim ancak Luka Zoric'i de unutmamak lazım. Dünkü maçta Andric'den çok daha fazla süre alan Zoric, rakipte skorer bir uzun olduğunda -Lorbek gibi- tercih edilebilir.
Kubilay Arslan lostnba@gmail.com
9 Ağustos 2011 Salı
8 Ağustos 2011 Pazartesi
Eurobasket Günlüğü #4 (Slovenya-Karadağ)
Ex-Yu Tournament'da ikinci gün geride kaldı. Gayet keyifli geçen maçlar sonrasında 5.lik mücadelesinin Karadağ ile Makedonya arasında geçeceği kesinleşti. Sırbistan'ın Makedonya'yı 81-73, Slovenya'nın Karadağ'ı 86-79 yendiği karşılaşmaların değerlendirmesine geçelim.
Slovenya: 86 Karadağ: 79
Maç ile ilgili ilk olarak şunu söylemek istiyorum: Slovenya seyircisinden bunu hiç beklemezdim. Litvanya ile dünya üzerinde basketbol ülkesi diyebileceğimiz sınırlı ülkelerden biri olan Slovenya, Türkiye'deki şampiyonaya binlerce kişilik kafilerle çıkarma yaparken kendi evlerindeki bu büyük turnuvada salonu doldurmamaları çok üzücü. Neyse biz maça dönelim...
NOT: Birbirlerinin çapraz grubunda bulunan bu ekip büyük bir sürpriz olmazsa 2.turda karşı karşıya gelecek.
Karşılaşma sert başladı. Benim bildiğim rakibin yıldızını fiziksel mücadelerle sert faullerle bir nevi sınamak normaldir ancak Jeretin'in bunu bir hazırlık maçında üstüne üstlük ilk çeyreğinde yapması normal değil. Bu faullerin ardından sahada kısa bir gerginlik yaşandı ve Slovenya'dan Smodis, Karadağ'dan Dasic oyundan atıldı. Karadağ'ın fiziksel üstünlüğünün olduğu barizdi, bu üstünlüğü biraz abarttılar ve çeyreği 9 faulle tamamladılar.
Ancak Karadağ'ın Slovenya'ya karşı oyun planı gibi gözüken bu sertliği zaman zaman meyvelerini verdi. Boyalı alanda Slovenya, Pekovic'e çözüm bulamadı ve ilk çeyreği 22-19 geride kapadı.
Slovenya'da boyalı alanda fizik eksikliği çekilirken kısalarda Karadağ'dan kat kat üstün. 2.çeyrekte de farkın açılmasında en büyük etken bu oldu. Karadağ gibi karşılarında rakibi bozmaya çalışmayan bir ekip olmasaydı fark daha üst seviyele de gelebilirdi.
Karadağ tarafında ise benim Vucevic'den beklediğim katkı Dragicevic'ten geldi. Takımın skor yükünü Pekovic'le birlikte sırtlayan Dragicevic maçı da 17 sayıyla tamamladı.
3.çeyreğe 7 sayılık avantajla giren Slovenya bu farkı koruyamadı. Hücumda Dragic'in kalmasına karşılık Karadağ'da Vucevic'de oyuna dahil olunca Karadağ öne geçti.
Son çeyrekte 3 sayılık basketler Slovenya'nın farkı açmasına katkı sağladı. Skor 79-79 iken gelen 7-0'lık Slovenya serisi ise maça son noktayı koydu.
NOT 2: Maçın ilgi çekici performanslarından birini sergileyen Pekovic Slovenya uzunlarına karşı hücumda etkliydi ve maçı 21 sayı 9 ribaund ( 8 hücum) ile tamamladı.
Kubilay Arslan
Eurobasket Günlüğü #4 (Sırbistan-Makedonya)
Ex-Yu Tournament'da ikinci gün geride kaldı. Gayet keyifli geçler maçlar sonrasında 5.lik mücadelesinin Karadağ ile Makedonya arasında geçeceği kesinleşti. Sırbistan'ın Makedonya'yı 81-73, Slovenya'nın Karadağ'ı 86-79 yendiği karşılaşmaların değerlendirmesine geçelim.
Sırbistan: 81 Makedonya:73
Turnuvanın belki de en güçlü ekibiyle en güçsüz ekibinin karşı karşıya geldiği mücadele beklenilenin aksine çekişmeli geçti. Maçın ilk çeyreği -Eurosport 2'deki yayın çakışmasından izleyemesem de canlı istatistikten takip edebildiğim kadarıyla- net Sırbistan üstünlüğünde geçti. Teodosic'in 5 asitle Sırplara liderlik ettiği çeyrekte Efes'in yeni transferi Savanovic de 11 sayı bularak iyi bir performans sergiledi. Makedonya da bu isimlere karşılık veren isim Stojanovski oldu. 2.çeyrek ise tamamen Makedonya hegemonyasında geçti. Hücumu tamamen dış şut üzerine kurulu olan Makedonya'da eller ısınınca 5 üçlükle fark kapatıldı. Bu sekans içerisinde Sırbistan'ın bu üçlüklere savunmada çare bulamaması ilginç bir not olarak kayıtlara geçti.
İkinci devrede Makedonya üçlüklerin verdiği morali iyi kullandı ve bu çeyreği de başa baş geçirmeyi başardı. Özellikle Bosna maçında yokları oynayan Pero Antic'in ve Sokolov'un ekstra oyunlarının bu durumda katkısı büyüktü.
Son çeyrekte ise kapasitelerinin üzerinde bir performans ortaya koyan Makedonlar maçtan koptular. Sırbistan hücumlarının keyif verdiği bu çeyrekte skor 18-11 oldu ve maç 81-73 Sırbistan galibiyetiyle sonuçlandı.
NOT: Efes'in yeni isimleri Savanovic ve Ilievski'nin performansları maçın en göze çarpan noktasıydı. Savanovic 18 sayıyla takımını galibiyete taşırken, Ilievski de 8 sayı 7 asistle oynadı.
NOT 2: Makedonya'da Bosna maçında göze çarpan tek yönlü hücum bu maçta yoktu. Mümkün olduğu kadar boyalı alandan da sayı bulmaya çalıştılar. Ve şut performansları ile Eurobasket'teki rakiplerine mesajı verdiler.
Kubilay ARSLAN
7 Ağustos 2011 Pazar
Eurobasket Günlüğü #3 (Hırvatistan-Karadağ)
Ex-Yu Tournament dünkü açılış maçlarıyla başladı. İlk günde muhtemelen Slovenya'nın da maçının bulunmaması sebebiyle Sitozice Arena'da fazla seyirci yoktu. Kalite olarak ise apayrı maçlar izledik dün. Bosna Hersek-Makedonya karşılaşması ne kadar düşük skorlu, temposuz olduysa, Hırvatistan-Karadağ da bir o kadar zevkli ve keyif veren bir maç oldu. Şimdi maçların değerlendirmesine geçelim:
Hırvatistan: 85 Karadağ:71
Günün ikinci maçı bize basketbolu yeniden hatırlattı. Gruplarda tekrar birbiriyle oynayacak takımlar için iyi bir sınav olan karşılaşmayı Hırvatistan son çeyrekteki oyunuyla 85-71 kazandı. İlk maçın değerlendirmesinde yakın skor yanıltmasın demiştim burada da aynı şey farklı skor için geçerli. Maç boyunca ortada giden maç 21-11 tamamlanan 4.çeyrek ile koptu.
Maç karşılıklı basketler ile başladı. Karadağ içeriden Vuvevic ve Pekovic'in aksine Dragicevic ile etkili olurken Hırvatistan'da skor dağılımı eşit bir şekilde gerçekleşti. Pota altını etkili kullanan Karadağ'ın daha ilk çeyrekte serbest atış çizgisine 9 kez gitmesi maçın önemli notlarından oldu. İlk devre boyunca Hırvatistan'da Dontaye Draper'ın oyunu dikkat çekti. Roko Ukic'in yokluğunda PG sıkıntısı çekeceği düşünülen Hırvatistan'da Draper'ın oyunu büyük bir artı. 2.devrenin ilk saniyelerinde Karadağ'ın etkili oyunu vardı. Cook-Dragicevic ikilsiyle sayılar bulan Karadağ farkı belli bir seviyede tutmayı başardı ancak Pekovic-Vucevic ikilisinden beklenilen katkıyı alamayınca 4.çeyrekte oyundan koptular ve Hırvatistan'ın maçı kazanmasına engel olamadılar.
Hırvatistan: 85 Karadağ:71
Günün ikinci maçı bize basketbolu yeniden hatırlattı. Gruplarda tekrar birbiriyle oynayacak takımlar için iyi bir sınav olan karşılaşmayı Hırvatistan son çeyrekteki oyunuyla 85-71 kazandı. İlk maçın değerlendirmesinde yakın skor yanıltmasın demiştim burada da aynı şey farklı skor için geçerli. Maç boyunca ortada giden maç 21-11 tamamlanan 4.çeyrek ile koptu.
Maç karşılıklı basketler ile başladı. Karadağ içeriden Vuvevic ve Pekovic'in aksine Dragicevic ile etkili olurken Hırvatistan'da skor dağılımı eşit bir şekilde gerçekleşti. Pota altını etkili kullanan Karadağ'ın daha ilk çeyrekte serbest atış çizgisine 9 kez gitmesi maçın önemli notlarından oldu. İlk devre boyunca Hırvatistan'da Dontaye Draper'ın oyunu dikkat çekti. Roko Ukic'in yokluğunda PG sıkıntısı çekeceği düşünülen Hırvatistan'da Draper'ın oyunu büyük bir artı. 2.devrenin ilk saniyelerinde Karadağ'ın etkili oyunu vardı. Cook-Dragicevic ikilsiyle sayılar bulan Karadağ farkı belli bir seviyede tutmayı başardı ancak Pekovic-Vucevic ikilisinden beklenilen katkıyı alamayınca 4.çeyrekte oyundan koptular ve Hırvatistan'ın maçı kazanmasına engel olamadılar.
Makedonya için bahsettiğim tek yönlü hücum sorunu Karadağ için de geçerliydi. Sadece boyalı alandan sayı üretmeye çalışan Karadağ, alternatif yaratmayınca skorda geride kaldı. Timberwolves oyuncusu Pekovic maçın sonlarına doğru kendine gelerek ribaund ve sayılarda kendini gösterdi ancak Vucevic'in sadece 6 dakika 13 saniye alması ilginç bir ayrıntı. Rotasyon içerisinde alacağı sürenin bu kadar olması imkansız muhtemelen küçük bir sakatlık geçirdi ve riske atılmadı.
Hırvatistan ise gerçekten derin bir kadroya sahip ve bu oyuncu havuzu sayesinde Eurobasket'te iyi performanslar gösterebilirler. Yıldız oyuncuları Ante Tomic tıpkı Pekovic gibi 2.yarıda devreye girdi. Güçlü bir uzun rotasyonuna sahip olan Hırvatistan'da Tomic'e Efesli Barac ve Galatasaraylı Andric eşlik edecek.
En ilgi çekici istatistik ise şüphesiz Damir Markota'dan geldi. 9 sayı, 7 ribaund, 5 asistle mini bir triple-double yaptı Hırvat oyuncu.
Son olarak Bogdanovic... Dış şut performansına söylenecek laf yok. 5/7 üçlük 27 sayı. Üstüne üstlük hücumda etkinliği bununla sınırlı değil, pota altına yaptığı cut'larla da sayı bulmayı başardı. Ama negatif bir ekleme yapmak gerek, 2.çeyrekte fast-break'teki kararları çok yanlıştı, vereceği bir pasla kolay basket geliyorken, 2 pozisyonda da kendisi zorladı, Eurobasket'te bu hataların cezası çok net kesilir, o yüzden dikkatli olması lazım.
Kubilay Arslan
Eurobasket Günlüğü #3 (Bosna Hersek-Makedonya)
Ex-Yu Tournament dünkü açılış maçlarıyla başladı. İlk günde muhtemelen Slovenya'nın da maçının bulunmaması sebebiyle Sitozice Arena'da fazla seyirci yoktu. Kalite olarak ise apayrı maçlar izledik dün. Bosna Hersek-Makedonya karşılaşması ne kadar düşük skorlu temposuz olduysa, Hırvatistan-Karadağ da bir o kadar zevkli ve keyif veren bir maç oldu. Şimdi maçların değerlendirmesine geçelim:
Bosna Hersek:55 Makedonya:50
C Grubu'nda bir üst tur için Karadağ ile mücadele etmesi beklenen iki ekibin mücadelesinde kazanan Bosna Hersek oldu. Skor sizi yanıltmasın, bütün maç Bosna'nın kontrolünde geçti karşılaşma, bir ara 19'lara kadar çıkan fark, son çeyrekteki Makedonya'nın 13-1'lik serisiyle kapandı.
Aslında maça hızlı başlamıştı Makedonlar. 10-2'lik bir seri yakaladılar karşılaşmanın başında. Ama Domercant'in liderliğinde Bosna cevabı çok hızlı verdi ve rakibine 6 dk. boyunca sayı arttırmadı ve çeyrek 14-10 tamamlandı. 2.çeyreğe damga vuran isim şüphesiz Teletovic'di. Üst üste bulduğu sayılarla takımını taşıyan Teletovic'e Makedonya'dan Stojanovski cevap vermeseydi maç çok daha erken kopabilirdi. 3.çeyrekte fark geri dönülemeyecek seviyelere geldi. 18-8 biten 3.çeyrek sonunda maç bitmiş gibiydi. Son çeyrekte farkın getirdiği rehavetle Bosna oyunu biraz boşladı ve Nikolovski önderliğinde Makedonya geri geldi ancak skoru eşitlemelerine süre yetmedi.
Maç içinde gözüme en çok çarpan olay Makedonya'nın hücumdaki seçimleriydi. Tamamen dış şut üzerine kurulu bir yapı üzerinden sayı üretmeye çalıştılar. Takımın pivotu Pero Antic'in de yüksek postta top dağıtmasıyla içeriden üretime sıfırlanan Makedonya'da ilk devre sonunda boyalı alandan gelen basket 2'ydi. Tabi Makedonya şu anda en önemli silahından yoksun: Bo McCalebb. Onun takıma katılamıyla pas trafiği ve hücum çeşitliliği mutlaka arttacaktır.
Bosna Hersek'de takımın skor yükünü taşıyacak iki oyuncu var: Mirza Teletovic ve Henry Domercant. Domercant bu maçta 7 sayıda kaldı ancak iki oyuncu da kalburüstü skorerler. Günlerinde oldukları zaman can yakabilirler. Teletovic'in yanlış seçimlerde bulunarak Bosna'yı yakmaması en büyük dileğim ama bu konuda pek umutlu değilim.
NOT: Maçın sonlarında Teletovic sakatlık yaşayarak kenara geldi, şu ana kadar bu sakatlık ile ilgili bir haber gelmedi ancak ciddi bir şey olduğunu sanmıyorum.
Bosna Hersek:55 Makedonya:50
C Grubu'nda bir üst tur için Karadağ ile mücadele etmesi beklenen iki ekibin mücadelesinde kazanan Bosna Hersek oldu. Skor sizi yanıltmasın, bütün maç Bosna'nın kontrolünde geçti karşılaşma, bir ara 19'lara kadar çıkan fark, son çeyrekteki Makedonya'nın 13-1'lik serisiyle kapandı.
Aslında maça hızlı başlamıştı Makedonlar. 10-2'lik bir seri yakaladılar karşılaşmanın başında. Ama Domercant'in liderliğinde Bosna cevabı çok hızlı verdi ve rakibine 6 dk. boyunca sayı arttırmadı ve çeyrek 14-10 tamamlandı. 2.çeyreğe damga vuran isim şüphesiz Teletovic'di. Üst üste bulduğu sayılarla takımını taşıyan Teletovic'e Makedonya'dan Stojanovski cevap vermeseydi maç çok daha erken kopabilirdi. 3.çeyrekte fark geri dönülemeyecek seviyelere geldi. 18-8 biten 3.çeyrek sonunda maç bitmiş gibiydi. Son çeyrekte farkın getirdiği rehavetle Bosna oyunu biraz boşladı ve Nikolovski önderliğinde Makedonya geri geldi ancak skoru eşitlemelerine süre yetmedi.
Maç içinde gözüme en çok çarpan olay Makedonya'nın hücumdaki seçimleriydi. Tamamen dış şut üzerine kurulu bir yapı üzerinden sayı üretmeye çalıştılar. Takımın pivotu Pero Antic'in de yüksek postta top dağıtmasıyla içeriden üretime sıfırlanan Makedonya'da ilk devre sonunda boyalı alandan gelen basket 2'ydi. Tabi Makedonya şu anda en önemli silahından yoksun: Bo McCalebb. Onun takıma katılamıyla pas trafiği ve hücum çeşitliliği mutlaka arttacaktır.
Bosna Hersek'de takımın skor yükünü taşıyacak iki oyuncu var: Mirza Teletovic ve Henry Domercant. Domercant bu maçta 7 sayıda kaldı ancak iki oyuncu da kalburüstü skorerler. Günlerinde oldukları zaman can yakabilirler. Teletovic'in yanlış seçimlerde bulunarak Bosna'yı yakmaması en büyük dileğim ama bu konuda pek umutlu değilim.
NOT: Maçın sonlarında Teletovic sakatlık yaşayarak kenara geldi, şu ana kadar bu sakatlık ile ilgili bir haber gelmedi ancak ciddi bir şey olduğunu sanmıyorum.
5 Ağustos 2011 Cuma
Eurobasket Günlüğü #2
Orkun Çolakoğlu eski yazılarından birinde güzel bir benzetme yapmıştı. 2005-2006 civarı Pivot'ta yazdığı yazısında Dallas-Phoenix maçının, sıcakta saatlerce dolaşıp eve gelen birinin sürahi dolu bir suyu görmesine benzetmişti. İşte yarın başlayacak Ex-Yu Tournament da benim için aynen böyle. BBL Finali'nin bitmesinin ardından tabi ki de maçlar oynandı; U20, U18, U16 gibi, Slovenya-Polonya-Makedonya hazırlık turnuvası gibi... Ama Ex-Yu Tournament 'baba turnuva' lakabına cuk oturan bir turnuva. Adından da anlaşılabileceği gibi eski Yugoslavya ülkelerinin katıldığı bu turnuvada Slovenya, Sırbistan, Karadağ, Bosna, Hırvatistan ve Makedonya bulunuyor. Eurosport'un bizi internette link aramaya mecbur bırakmayacağı turnuvanın takımlarına ilk gün programına bir göz atalım.
NOT: Takımların değerlendirmelerini (Slovenya hariç) Eurobasket B Grubu ve Eurobasket C Grubu 'nda okuyabilirsiniz.
19.00 Bosna Hersek-Makedonya
22.00 Hırvatistan-Karadağ
İlk gün ev sahibi Slovenya ve favori Sırbistan sahaya çıkmıyor. Yarınki programın ilginç olan tarafı ise takımlar
ın hepsinin C Grubu'nda oynayacak olması. Bu takımların haricinde C Grubu'nda turnuva öncesi kan kaybeden Yunanistan ve elemelerden gelecek bir takım olacak.
Günün ilk maçında büyük ihtimalle turnuvanın ve C Grubu'nun (elemelerden gelecek takımı saymazsak) en güçsüz 2 ekibi mücadele edecek. Makedonya'nın yıldız oyuncusu Siena'da müthiş bir çıkış yapan ancak Slovenya'daki 3'lü turnuvada forma giymeyen Bo McCalebb. Makedonya'nın sınır tanımayan devşirme oyuncu sisteminin(Darius Washington, Marques Green) son halka olan McCalebb eğer Eurobasket'te Makedonya bir sürpriz yapacaksa bunun en büyük sebebi olur.
Bosna Hersek'de ise bir numaralı oyuncu aşina olduğumuz bir isim: Henry Domercant. Türkiye'de Efes ve Karşıyaka formalarını giyen Domercant de tahmin edebileceğiniz gibi devşirme.
Dikkat edilmesi gereken oyuncular listesinde ise Makedonya'dan Pero Antic var. Slovenya'daki turnuvada Makedonya'nın belli bir bölüme kadar maçın içinde kalmasını sağlamıştı. Pivot pozisyonunda oynamasına rağmen hatırı sayılır bir üçlük tehtidi olan Antic'i şimdiden bir yere not alın.
Bosna'da ise bu isim Teletovic. Geçen yıl Caja Laboral'da önemli süreler alan bir oyuncu olan Teletovic'e de dikkat.
3 Ağustos 2011 Çarşamba
Eurobasket Günlüğü #1
Artık basketbol gündemi yavaş yavaş milli takımlara doğru kayıyor. Eurobasket için hazırlık turnuvalarının başladığı şu dönemde milli takımımız ilk hazırlık turnuvasını İzmir'de 11-13 Ağustos'ta oynayacak. Şimdi milli takımımızla birlikte Eurobasket'te diğer takımlarla ilgili haberlerin şöyle bir üzerinden geçelim.
Türkiye'de şu anda sakatlıklar adına asayiş berkemal. Kerem Gönlüm ve Sinan Güler'den beri bir eksik vermedik ve inşallah turnuvaya kadar bu durum böyle gider. Hazırlık maçları programımız ise şöyle:
11-13 Ağustos World Cup İzmir Halkapınar Arena: Sırbistan-Almanya-Ukrayna
19-21 Ağustos Bamberg Super Cup: Almanya-Yunanistan-Belçika
24-25 Ağsutos Adidas İstanbul Cup Sinan Erdem Spor Salonu: Ukrayna-Karadağ-Yeni Zelanda ( İlk günkü Yeni Zelanda maçının ardından Ukrayna-Karadağ ikilisinden biriyle oynanacak.)
Bana göre program çok iyi. Ne çok zor, ne çok kolay, kıvamında... Turnuvadaki takımlarla ilgili bazı önemli notlar şöyle:
Almanya'da Nowitzki ve Kaman'ın Eurobasket'e katılacağı açıklanmıştı. Bu haberi ve Almanya'nın İzmir'e geleceğini gören bizleri ise Nowitzki heyecanı sarmıştı. Ancak haberler kötü. Nowitzki yorucu geçen NBA sezonu sebebiyle takıma turnuvaya yakın bir zamanda katılacak. Kabul edilebilir bir gerekçe... Ama Kaman ne alaka anlamadım. Mikael Pietrus'un Fransa'da her yıl yaptığı 'takım satma' işiyle karşılaştırılamaz ancak herhalde 'Nowitzki de gelmiyor zaten, birkaç günde kafamı dinleyeyim' dedi herhalde. Neyse...
Yunanistan ise Spanoulis'in ardından 'Baby Shaq' Schortsanitis'in (artık Google'da kontrol etmeden yazabiliyorum) sakatlığının ardından artık resmen şampiyonluk adayları arasından çekildi. 2010'daki ayak oyunlarını basketbol tanrıları fena çarpmıştı bu yıl da sakatlıklar...
NOT:Bu arada İzmir'deki ve İstanbul'daki turnuvalarda sadece Türkiye'nin maçlarını yayınlayacak olan CNN Türk'e de sevgilerimi, saygılarımı iletiyorum. Teşekkürler.
Yunanistan'ın C Grubu'ndaki en büyük rakibi olarak görünen Hırvatistan'dan da bir kötü haber geldi. FB Ülker'in de oyuncusu olan Roko Ukic turnuvaya katılamayacak. Fenerbahçe'deki durumunda ise bir sorun yok. 1.5 ay deniyor, büyük ihtimalle liglerin başına yetişecek.
Gruplardaki dengesizlik ise -özellikle şu sakatlıklardan sonra- gerçekten sinirimi bozuyor. A veya B Grubu'nda olsa çeyrek finale çıkması imkansız Yunanistan görünüşe bakılırsa elini kolunu sallaya sallaya çeyrek final biletini alacak. Ancak ben Karadağ'dan umutluyum, zaten C Grubu Değerlendirmesi'nde değinmiştim.
Türkiye'de şu anda sakatlıklar adına asayiş berkemal. Kerem Gönlüm ve Sinan Güler'den beri bir eksik vermedik ve inşallah turnuvaya kadar bu durum böyle gider. Hazırlık maçları programımız ise şöyle:
11-13 Ağustos World Cup İzmir Halkapınar Arena: Sırbistan-Almanya-Ukrayna
19-21 Ağustos Bamberg Super Cup: Almanya-Yunanistan-Belçika
24-25 Ağsutos Adidas İstanbul Cup Sinan Erdem Spor Salonu: Ukrayna-Karadağ-Yeni Zelanda ( İlk günkü Yeni Zelanda maçının ardından Ukrayna-Karadağ ikilisinden biriyle oynanacak.)
Bana göre program çok iyi. Ne çok zor, ne çok kolay, kıvamında... Turnuvadaki takımlarla ilgili bazı önemli notlar şöyle:
Almanya'da Nowitzki ve Kaman'ın Eurobasket'e katılacağı açıklanmıştı. Bu haberi ve Almanya'nın İzmir'e geleceğini gören bizleri ise Nowitzki heyecanı sarmıştı. Ancak haberler kötü. Nowitzki yorucu geçen NBA sezonu sebebiyle takıma turnuvaya yakın bir zamanda katılacak. Kabul edilebilir bir gerekçe... Ama Kaman ne alaka anlamadım. Mikael Pietrus'un Fransa'da her yıl yaptığı 'takım satma' işiyle karşılaştırılamaz ancak herhalde 'Nowitzki de gelmiyor zaten, birkaç günde kafamı dinleyeyim' dedi herhalde. Neyse...
Yunanistan ise Spanoulis'in ardından 'Baby Shaq' Schortsanitis'in (artık Google'da kontrol etmeden yazabiliyorum) sakatlığının ardından artık resmen şampiyonluk adayları arasından çekildi. 2010'daki ayak oyunlarını basketbol tanrıları fena çarpmıştı bu yıl da sakatlıklar...
NOT:Bu arada İzmir'deki ve İstanbul'daki turnuvalarda sadece Türkiye'nin maçlarını yayınlayacak olan CNN Türk'e de sevgilerimi, saygılarımı iletiyorum. Teşekkürler.
Gruplardaki dengesizlik ise -özellikle şu sakatlıklardan sonra- gerçekten sinirimi bozuyor. A veya B Grubu'nda olsa çeyrek finale çıkması imkansız Yunanistan görünüşe bakılırsa elini kolunu sallaya sallaya çeyrek final biletini alacak. Ancak ben Karadağ'dan umutluyum, zaten C Grubu Değerlendirmesi'nde değinmiştim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




